Erol Acar

Tarih: 30.01.2026 20:32

Günü Kurtaran Yatırım, Şehri Kurtarmaz

Facebook Twitter Linked-in

Bakıyoruz çünkü tecrübeyle öğrendik:Her yeni bina, her yeni açılış, her kesilen kurdele gerçekten bir kazanım mı, yoksa yalnızca günü kurtaran bir vitrin mi?

Devlet yatırımı dediğiniz şey, bugünün fotoğrafı için yapılmaz.
Devlet aklı; yarını, öbür günü, hatta torunlarımızın yaşayacağı yılları hesap eder.

50 yıl sonrasını düşünmeyen hiçbir yapı, kamusal bir yatırım değildir.
Ama Zonguldak’ta tablo ne yazık ki başka.

Hastane yapılıyor; insan sağlığı için…
Ama vatandaş arabasını park edecek yer bulamadığı için daha içeri girmeden tansiyonu yükseliyor.
Kültür merkezi yapılıyor; sanat için, gençler için…
Ama etrafı dar sokaklar, çift sıra parklar, ceza korkusuyla çevrili.
Emniyet binası, hükümet konağı, kamu kurumları…

Devletin ağırlığını, düzenini ve ciddiyetini temsil etmesi gereken yapılar, trafik keşmekeşinin, gürültünün ve düzensizliğin tam ortasına sıkıştırılıyor.
Ortaya çıkan manzara şu:
Devlet var ama rahat yok.
Hizmet var ama erişim yok.
Bina var ama akıl yok.
Oysa şehircilik, sadece bir arsaya bina kondurmak değildir.

Şehircilik; ulaşımıyla, otoparkıyla, yaya güvenliğiyle, nüfus artışıyla, afet riskiyle birlikte düşünmektir.
Şehircilik; “bugün işimizi gördü” demek değil, “yarın da yetebilecek mi?” sorusunu sormaktır.

Ama bizde sorular sorulmuyor, sadece binalar yapılıyor.
Hemen yol kenarına…
Genişleme ihtimali olmayan alanlara…

Beş yıl sonra yetersiz kalacağı bugünden belli olan noktalara…
Sonra ne oluyor?
Vatandaş suçlu gibi park yeri arıyor.
Yollar kilitleniyor.
Kornalar çalıyor.
Şehir nefes alamıyor.
Ve ironik olan şu:
Bu plansızlık, uzun vadede devlete daha pahalıya mal oluyor.

Yeni bina yetmiyor, ek bina gerekiyor.
Taşınma konuşuluyor.
Yeni arsa aranıyor.
Yeniden milyonlar harcanıyor.
Yani aslında günü kurtarayım derken, gelecek yılların yükü büyütülüyor.
Zonguldak, sıradan bir şehir değil.
Bu şehir yerin altındaki kömürle, yerin üstündeki alın teriyle var oldu.
Plansızlığı, özensizliği, “olmuş olsun” anlayışını hak etmiyor.

Devlet binaları; şehrin yükü değil, şehrin omurgası olmalıdır.
Sorun üreten değil, rahatlatan yapılar olmalıdır.

Vatandaşı cezayla karşı karşıya bırakan değil, vatandaşa “iyi ki yapılmış” dedirten yatırımlar olmalıdır.

Artık şu gerçekle yüzleşmek gerekiyor: Bir bina yapmak, yatırım değildir.
Bir tabelayı asmak, hizmet değildir.

Bir açılış yapmak, başarı değildir.

Başarı; yıllar sonra bile iş gören,
şehir büyüdükçe yeten, vatandaşı yormayan, şehri kilitlemeyen yatırımlar yapabilmektir.

Zonguldak’ın ihtiyacı daha fazla beton değil.

Zonguldak’ın ihtiyacı plan, vizyon ve devlet ciddiyetidir.

Çünkü herkes bilmeli ki:

Günü kurtaran yatırımlar, yalnızca bugünü oyalatır.

Geleceği kurtaran yatırımlar ise bir şehri ayağa kaldırır.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —